M. Cenk Ertaul

 


15.10.1973 senesinde İstanbul’da doğdum. İlk orta ve lise öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. Ortaokul yıllarımda, Ortaköy Korukent Buz Pistinde tanıştığım buz pateni,  hayatımın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Hemen hemen tüm zamanımı artık buz pistinde, antrenörümüz Fehmi Tekelioğlu tarafından oluşturulan ve İstanbul’un o zamanlardaki en iyi sporcularından meydana gelen takımımız ile geçirmeye başladım. O zamanlar, kayak federasyonu bünyesinde bir alt branş olan buz pateni, daha yeni yeni gelişmeye başlamıştı. Türkiye genelinde o yıllarda organize edilen yarışmaların hepsine katıldım ve şu dereceleri aldım:

– 25 Nisan 1987 İstanbul Şampiyonası Genç Erkekler 3.’sü
– 19 Mayıs 1987 Türkiye Gençlik Kupası Genç Erkekler 1.’si
– 30 Ağustos 1987 Türkiye Zafer Kupası Genç Erkekler 1.’si
– 22 Şubat 1988 İstanbul Şampiyonası Genç Erkekler 3.’sü
– 23 Nisan 1988 Türkiye Şampiyonası Genç Erkekler 1.’si
– 25 Şubat 1989 İstanbul Paten Kulübü Turnuvası Senior Erkekler 1.’si
– 15-17 Aralık 1989 Türkiye Şampiyonası Senior Erkekler 2.’si
– 25 Nisan 1990 Türkiye Boğaziçi Kupası Senior Erkekler 1.’si

Ancak tüm bu sportif çalışmalar ve kazandığım başarılar bana Ülkemi temsil etme şerefini yaşatamadı. Çünkü o yıllarda artistik buz pateni branşında bir milli takım oluşturulmuyordu. Ben de, hem buz patenine geç başlamam, hem de yaşımın ilerlemesi ve üniversite çağına gelmem nedeniyle antrenörlüğe doğru yönelmeye başladım. Korukent bünyesindeki küçük patencilerle ilgilenmek ve onlara bir şeyler öğretmek beni çok mutlu ediyordu.

O yıllarda Korukent Buz Pistine gelen Bolshoi Buz Tiyatrosu ve Natalia Dubova yönetimindeki Rus All Stars grubu, patene bakış açımın yanı sıra hayatımın da değişmesine sebep oldu. Bu revülerdeki dünyaca ünlü sporcular boş zamanlarında bizlerle ilgilenerek bize birçok yenilikler öğrettiler. Bu çalışmaların birisinde “Türkiye’de buz patenini gerçek anlamda öğretebilecek antrenörlerin yetişmesi için akademik eğitim alınmasının şart olduğu” vurgulandı. Bu sözler içimde yeni yeni tutuşmaya başlayan ateşin iyice alevlenmesine neden olmuştu.

İki kademeli yapılan üniversite giriş sınavlarının ilkini kazanmıştım. Ama içimden kitap kurdu olmak gelmiyordu. Sporla ilgili bir şeyler yapmalıydım. Bu sözleri duyduğum ilk akşam konuyu babama açtım. Araştıracağını söyledi. O yıllarda İstanbul Devlet Opera ve Balesinde dünyaca ünlü Sovyet hocalar çalışıyordu. Birçoğu babamın yakın arkadaşıydı. İçlerinden Ramazan Bapov, revü sanatçılarının antrenman yaptığı bir zamanda buz pistine gelerek, ünlü antrenör Natalia Dubova’nın yine dünyaca ünlü bir yüzücü olan kocası ile görüşerek okula bir müracaat dilekçesi hazırladılar. O yıllarda Sovyetler Birliği henüz dağılmamıştı ve çok zor günler geçirmekteydi. Dilekçeyi ceketinin iç cebine koyup uzaklaşan adamın arkasından bakakalmıştım. Çok fazla ümide kapılmadan beklemeye başladım. O giden adamın cebindeki zarf hayatımın tümüyle değişmesine neden olacaktı…

Sevindirici haber 1990 senesinin Ağustos ayında geldi. Sınavlara girmek için gerekli belgeleri hazırlayarak Ağustos ayının sonunda Moskova’ya davet ediliyordum. O yaz sarılık olmuştum ve buzdan oldukça uzak kalmıştım. Halsiz ve güçsüzdüm. Önümde bir ay gibi kısa bir süre vardı. Ama bu fırsatı kaçıramazdım. Hazırlanmaya başladım. Elimden gelenin en iyisini yapmalıydım. Daha önce yurtdışında hiç paten kaymamış birisi olarak dünyanın en büyük spor akademilerinden birisi olan Rusya Devlet Spor Akademisinde, bu işte dünyada bir numara olan patenciler ile aynı sahaya çıkacaktım.

Moskova’ya gelip uçaktan indiğimde karşılaştığım manzara hiç hoş değildi. Hiç alışık olmadığım bir ortam ve mutsuz insan yüzleri…

Okula girmeden önce beni hemen hastaneye götürerek HIV testi yaptılar. Moskova’daki ilk saatlerim kan vererek geçti. Rusya Devlet Spor Akademisi çok büyük ve olağanüstü güzeldi. Ön kayıt işleminden sonra beni yurttaki 513 no’lu odaya yerleştirdiler. Oda arkadaşım satranççı bir Yugoslav olan Vasso idi. Eğer paten sınavında yeterli görülürsem akademinin hazırlık sınıfına başlayacaktım. O gece hiç uyuyamadım…

Ertesi gün paten pistine gittim. Bir sürü patenci ve 4-5 tane hoca vardı. Pist otoban gibiydi ve herkes çok iyi kayıyordu. Ama ben pek umursamadım. O zamanlar tüm double jumpları, double axel dahil yapabiliyordum. Triple toeloop arada sırada oluyordu, ama diğerleri hep yerde son buluyordu. Piste çıktığımda dikkatimi ilk çeken şey kimsenin jump yapmadığı oldu. Oysa biz 5 dakikalık bir kayışın ardından hemen hoplamaya zıplamaya başlardık. Hocalar beni hemen yanlarına çağırdılar ve ismini bilmediğim bir sürü step hareketi sordular. Tabi çoğunu yapamadım. Çünkü o zamanlar Türkiye’deki hiçbir hoca bu tip şeyler öğretmiyordu. Patende kayış açısından oldukça yetersiz bulundum. Ama hiç olmazsa bir şeyler yapabiliyordum. Bende potansiyel olduğunu ve bir yıl boyunca günde 5 saat paten eğitimi alacağımı ve beni her şeye sıfırdan başlatacaklarını söylediler. Genel fiziki yetenekler ile ilgili diğer sınavları ise oldukça başarılı bir şekilde geçerek akademiye kabul edildim. Hazırlık sınıfındaki ilk yılım günde 3 saat rusça, 5 saat paten ve 2 saat genel fiziki eğitim (kondisyon) ile geçti. Yaklaşık 3 ay hiç jump ve spin yapmadan sadece kayış eğitimi aldım. Bu çok sıkıcı ama bir o kadar da faydalıydı. Çünkü artık buzda yürümüyor ve kayabildiğimi hissediyordum. Hazırlık senesinin sonunda tüm sınavları tam notla geçerek akademideki 4 yıllık eğitime kabul edildim.

Akademide geçen yıllar içerisinde iki kez akademi bünyesinde yapılan yarışmalara katılarak şu dereceleri aldım:

– 1991 – Rusya Devlet Spor Akademisi Paten Şampiyonası Tek Erkekler 4.’sü – Moskova, Rusya
– 1992 – Rusya Devlet Spor Akademisi Paten Şampiyonası Tek Erkekler 3.’sü – Moskova, Rusya

Ayrıca aşağıdaki şampiyonalarda zorunlu hakemlik stajımı yaptım:

– 1994 – Rusya Devlet  Spor Akademisi Paten Şampiyonası, Tek Erkekler ve Tek Bayanlar Kategorisi – Moskova,Rusya
– 1994 – Moskova Açık Turnuvası, Tek Erkekler ve Tek Bayanlar Kategorisi – Moskova,Rusya

1995 yılında akademiyi başarıyla bitirerek artistik buz pateni antrenörlüğünde Türkiye’nin ilk ve tek akademi mezunu olan kişisi oldum. Ayrıca yaptığım başarılı çalışmalar sonucunda Rusya Devlet Sınav Komisyonu özel kararı ile “Master of Science in Education” unvanına layık görüldüm.

Akademinin bitmesinin hemen ardından İstanbul’a dönerek, aynı akademinin Ritmik Cimnastik branşından mezun olan Svetlana Treskova (Ertaul) ile evlendim. O yıllarda İstanbul’da olimpik bir saha olmaması nedeniyle Ankara’ya yerleşmeye karar verdik. Sveta, Ankara’da geçen 9 yılımız boyunca Yenişehir Spor Kulübünde baş antrenör olarak görev yaptı. Ayrıca defalarca Türk Ritmik Cimnastik Milli Takımında görev yaptı. Cimnastik yaşantısının yanı sıra, Türkiye’nin yetiştirdiği birçok milli artistik buz pateni sporcusuna koreograflık yaptı. 2000 yılında sevgili kızımız Aleyna doğdu. Bense, Ankara’da geçirdiğim 9 yıllık antrenörlük yaşamım boyunca şu görevlerde bulundum:

– 1995 – 1997 – Ankara Paten Kulübü, Baş Antrenör – Ankara, Türkiye

– 7-9 Nisan 1995 – Balkan Şampiyonası, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Ankara, Türkiye

– 4-8 Nisan 1996 – Balkan Şampiyonası, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Belgrad, Yugoslavya

– 22-28 Ocak 1996 – Avrupa Şampiyonası, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Sofya, Bulgaristan

– 22-24 Kasım 1996 – Hertogstadbokaal Kupası, Türk Milli Takım Baş Antrenörlüğü – Hertogenbosh, Hollanda, 5 kategoride 5 altın madalya

– 19-26 Ocak 1997 – Avrupa Şampiyonası, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Paris, Fransa

– 1997 – 1998 – Altın Patenciler Spor Kulübü, Kurucu Üye, Asbaşkan ve Baş Antrenör – Ankara, Türkiye

– 1998 – 1999 – Yıldız Patenciler Spor Kulübü, Baş Antrenör – Ankara, Türkiye

– 1999 – 2000 – Ankara Paten Kulübü, Yönetim Kurulu Üyesi ve Baş Antrenör – Ankara,Türkiye

– 2-4 Aralık 1999 – Golden Bear Cup, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Zagreb, Hırvatistan

– 16-20 Mart 2000 – DSU Cup, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Zagreb, Hırvatistan

– 2001 – 2004 – Gümüş Patenler Spor Kulübü, Baş Antrenör – Ankara,Türkiye

– 3-6 Mayıs 2001 – Balkan Şampiyonası, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Ankara, Türkiye

– 15-30 Temmuz 2001 – Milli Takım Kampı, Türk Milli Takım Baş Antrenörlüğü – Romanya

– 6-8 Aralık 2001 – Golden Bear Cıp, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Zagreb, Hırvatistan

– 1-3 Mart 2002 – Cophenhagen Trophy, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Kopenhag, Danimarka

– 18-21 Nisan 2002 – Triglav Trophy, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Jesenice, Slovenia

– 30 Ekim – 3 Kasım 2002 – Trofeo Rita Trapanese Junior Grand Prix, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Milano, İtalya

– 5-7 Aralık 2002 – Golden Bear Cup, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Zagreb, Hırvatistan

– 24 Şubat – 2 Mart 2003 – Dünya Gençler Şampiyonası, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Ostrava, Çek Cumhuriyeti

– 7-13 Nisan 2003 – Triglav Trophy, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Jesenice, Slovenia

– 12-31 Ağustos 2003 Milli Takım Kampı, Türk Milli Takım Baş Antrenörlüğü – Romanya

– 19-22 Kasım 2003 – Golden Bear Cup, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Zagreb, Hırvatistan

– 29 Şubat – 7 Mart 2004 – Dünya Gençler Şampiyonası, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Hauge, Hollanda

Antrenörlük yaşantım boyunca aşağıdaki uluslararası gelişim seminerlerine katıldım:

– 11.07.2002 – 04.08.2002 – Antrenör Gelişim Semineri – Moskova, Rusya

– 24.07.1999 – 11.08.1999 – Antrenör Gelişim Semineri – Moskova, Rusya

Buz pateninin yanı sıra aşağıdaki faaliyetlerin organizasyonları içerisinde yer aldım:

– 1996 – Grease Müzikali (buz pateni) – Ankara, Türkiye

– 2000 – 2001 – Giselle Sanat Merkezi Kurucusu – Ankara, Türkiye

– 2003 – Serkan Cenk Özel Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. Kurucusu – Ankara, Türkiye

          * Özel Gözdem Zihinsel Engelli Çocuklar Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi – Kazan, Ankara

          * Özel Gözdem Zihinsel Engelli Çocuklar Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Şubesi – Güvercinlik, Ankara

          * Jandarma Güvercinlik Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi – Güvercinlik, Ankara

Tüm bunların yanı sıra aşağıdaki yerlerde ve tarihlerde vatani görevimi yaptım:

 – 1998 – 2000 – Yedek Subaylık – Isparta-Eğirdir, İstanbul-Tuzla, Ağrı-Patnos

Uzun yıllar süren antrenörlük yaşantım boyunca, tüm engellemelere ve politik oyunlara rağmen birçok başarılı sporcu yetiştirdim. Bunlar arasında sayabileceklerim; Alper Uçar, Volkan Öz, Ece Aksüyek, Sırma Altay, Tayfun Anar, Tayfun Ergüven, Doğa Ceren Polat, Elif Ulaş gibi milli sporcuların yanı sıra, milli takımlarda görev yaptığım süre zarfında daha birçok başarılı sporcuyla çalışma fırsatı buldum. 2004 yılı itibariyle kulüpler bazındaki amatör mücadeleler ile bu işte uluslararası arenada başarı kazanmanın çok zor olduğuna ikna oldum ve İstanbul’a dönerek hayalimdeki projelerin peşinde koşmaya başladım. Projelerin hayata geçmesi için çaba sarf ettiğim süre boyunca Galleria Buz Pistinde ve dolayısıyla İstanbul Paten Kulübünde antrenör olarak görev yaptım.

İlk büyük projemi 2005 yılında Parkorman’da gerçekleştirdim. Bu pist Türkiye buz pateni tarihi açısından birçok ilkin yaşanmasına sebep oldu. İstanbul’un olimpik ölçülere sahip ilk buz pisti olan ICEPARK aynı zamanda Türkiye’nin ilk mobil buz pisti olma özelliğine de sahiptir. Pistin yapılmasıyla birlikte İstanbul uzun zamandır beklediği buz pistine kavuştu.

Bu pist bir ilke daha imza atarak Türkiye’de ilk defa yapılan ve Show TV’de yayınlanan “Buzda Dans” yarışmasına da ev sahipliği yaptı. Ben de bu yarışmanın organizasyonunda aktif görev yaptım ve programın 1. ve 2. bölümlerinde Jüri Üyesi olarak yer aldım. Bu program Türkiye’de unutulmaya yüz tutmuş buz pateni sporunu hayata döndürdü ve buz pateninin gelişimine inanılmaz bir ivme kazandırdı. Buz pisti yapımı ile ilgili bir sektör oluştu ve müthiş bir hızla Türkiye’nin birçok şehrine buz pistleri kurulmasını sağladı.

Ancak Parkorman tesislerinin işletmecisi konumunda olan şirket ile Orman Bölge Müdürlüğü arasındaki bir takım anlaşmazlıklar sebebiyle Parkorman faaliyetlerine son verdi. Ve dolayısıyla Parkorman Buz Pisti de tüm bu olumlu gelişmelere rağmen kapanmak zorunda kaldı.

Buz pisti yapımı ve işletmesi konusunda büyük bir deneyim kazanmamın ardından, Parkorman buz pistinin yapımında bize destek olan Ice Business adlı Alman firması da dahil olmak üzere, buz pisti ekipmanları imalatında bana destek olabilecek daha birçok firmayla ortaklık kurarak tüm bu oluşumu bir şirket bünyesinde bir araya getirdim. Şu anda buz pisti ile ilgili ekipmanlar imal eden, buz pistlerinin kurulmasına ve işletilmesine yönelik her türlü teknik ve lojistik desteği sağlayan bir firmanın ortakları arasında bulunmaktayım. Bu oluşum Türkiye’de ve dünyanın daha birçok ülkesinde buz pistleri kurup işleterek referanslarını günden güne güçlendirmektedir.

Parkorman Buz Pisti’nin kapanmasının hemen ardından Buzda Dans yarışmasının 2. bölümünü gerçekleştirdiğimiz Florya Ice Park Buz Pisti’ni kurduk. Ancak bu pistin işletmesi çok ortaklı bir yapıya sahipti ve süreç içerisinde ortaya çıkan bazı anlaşmazlıklar nedeniyle Buzda Dans 2’nin bitmesiyle birlikte ortaklıktan ayrıldım.

2008 yılı içerisinde İstanbul 1. Levent Metrocity Alışveri Merkezindeki, ICESSPORTO Buz Pateni Pistini hayata geçirdik. Bu pistteki faaliyetlerimiz devam ederken sevgili Renk Kemaloğlu ve Buse Coşkun’un teşvik ve ısrarları ile antrenörlüğe tekrardan başlamaya karar verdim. Günümüze kadar olan süreçte aşağıdaki kamp ve yarışmalara katıldım:

– 30 Ekim -1 Kasım 2008 – Balkan Kupası, Türk Milli Takım Antrenörlüğü – Ankara, Türkiye

– 22 Aralık – 31 Aralık 2008 – Türk Milli Takım Antrenörlüğü, Artistik Buz Pateni Milli Takım Çalışma Kampı – Ankara, Türkiye

– 21 Temmuz – 10 Ağustos 2009 – Türk Milli Takım Antrenörlüğü, Artistik Buz Pateni Milli Takım Çalışma Kampı – Erzurum, Türkiye

– Ağustos 2010 – Türk Milli Takım Antrenörlüğü, Milli Takım Kampı – Erzurum, Türkiye

– 27 Ocak – 6 Şubat 2011 – Türk Milli Takım Antrenörlüğü, 25. Dünya Üniversiteler Arası Kış Oyunları – Erzurum, Türkiye

Tüm bu çalışmalarım arasında yurtdışında buz pateni ile ilk defa tanışan ülkelerde kurulan buz pistlerine danışmanlık yaptım.

– 23 Aralık 2009 – 09 Nisan 2010 – Danışman, Citypark Buz Pisti – Tiran, Arnavutluk

– Eylül 2010 – Nisan 2010 – Danışman, Family Mall Buz Pisti – Erbil, Irak

Spora geri dönmemle birlikte İstanbul Silivrikapı’da belediye tarafından kurulan olimpik buz pistinde çalışmalara başladım. Bir dönem pist bünyesinde oluşturulan kadroda çalıtım ve 21 Haziran -16 Temmuz 2010 tarihlerinde İstanbul’da ilk defa organize edilen Silivrikapı Olimpik Buz Pisti Yaz Spor Okulu’nda Baş Antrenör olarak görev yaptım. Ancak geçmiş tecrübelerimle de sabit olduğu üzere; gerçek hedeflere ulaşmanın bu tip politik ortamlarda mümkün olamayacağını bir kez daha anlayarak bir spor kulübü kurmaya karar verdim.

İşte Olimpik 2023 Spor Kulübü bu şekilde ortaya çıktı. Kulübümüz şu anda hem ritmik cimnastik hem de artistik buz pateni branşlarında 200’ün üzerinde sporcu ve kursiyeri ile büyük başarılara doğru yol almaktadır.

En büyük amacım; Türk Buz Pateninin gelişim süreci önündeki tüm zorluk ve problemlerle mücadele ederek Ülkemizi uluslararası arenada hak ettiği yerlere getirebilmektir.

Sevgi ve saygılarımla.

M. Cenk Ertaul